Folik asit çok kullanılırsa ne gibi yan etkiler ortaya çıkabilir ?

Donay

Global Mod
Global Mod
Folik Asit Çok Kullanılırsa Ne Olur? “Fazlası Zarar mı?” Sorusu Üzerine Bir Forum Sohbeti

Folik asit deyince insanın aklına ilk olarak masum, uslu, vitamin dünyasının çalışkan öğrencisi geliyor. Hani sınıfta ödevini zamanında teslim eden, kalemini kaybetmeyen, öğretmenin “Aferin, örnek öğrenci!” dediği tip vardır ya… Folik asit biraz öyle. Ama iş vitaminlere gelince “İyi olanın fazlası daha iyidir” mantığı bazen pek de iyi sonuç vermiyor.

Geçenlerde bir arkadaşım, “Folik asit sonuçta vitamin, ne kadar fazla alırsam o kadar iyi değil mi?” diye sordu. Masadaki herkes bir anda sustu. Çünkü vitamin kelimesinin insanda oluşturduğu o “Ne kadar çok, o kadar sağlıklı” algısı gerçekten güçlü.

Oysa folik asitte de doz önemli.

Üstelik burada ilginç bir ayrıntı var: Folik asit, suda çözünen bir B grubu vitamini olmasına rağmen yüksek dozlarda uzun süre kullanıldığında tamamen “nasıl olsa vücuttan atılır” kategorisine koyabileceğimiz bir madde değil.

Peki fazla folik asit kullanıldığında ne olabilir? Hangi durumlarda dikkat etmek gerekir? Her yüksek doz gerçekten sorun mudur? Gelin, forum usulü biraz konuşalım.

Folik Asit Neden Kullanılıyor? Önce Oyunun Kurallarını Bilmek Gerek

Folik asit, B9 vitamininin sentetik formudur. Vücudun DNA sentezi, hücre bölünmesi ve normal kan hücrelerinin oluşumu gibi önemli süreçlerinde rol oynar. Özellikle gebelik planlayan veya gebeliğin erken dönemindeki kadınlar açısından folat son derece önemlidir. Bunun temel nedenlerinden biri, yeterli folat alımının bebeğin nöral tüp gelişimiyle ilişkili olmasıdır.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bir kişinin doktor önerisiyle belirli bir süre yüksek doz folik asit kullanması ile “Daha fazla alırsam daha sağlıklı olurum” düşüncesiyle gelişigüzel yüksek doz kullanması aynı şey değildir.

Örneğin bazı kişilerde doktor özel bir nedenle daha yüksek doz önerebilir. Böyle durumlarda dozun yüksek olması otomatik olarak “fazla” veya “zararlı” anlamına gelmez.

Asıl mesele dozun neden, ne kadar süreyle ve hangi sağlık koşulunda kullanıldığıdır.

Tam da burada vitamin kutusunun üzerindeki küçük rakamların neden bazen büyük meseleler çıkarabildiğini anlıyoruz.

“Fazla Folik Asit Alırsam Ne Olur?” İşin En Önemli Kısmı

Yüksek miktarda folik asit alımında en çok konuşulan konulardan biri, B12 vitamini eksikliğinin belirtilerini maskeleyebilme ihtimalidir.

Bu gerçekten önemli bir noktadır.

B12 eksikliği yalnızca kansızlıkla ilgili değildir. Uzun süren B12 eksikliği sinir sistemi üzerinde de sorunlara yol açabilir. Yüksek doz folik asit, B12 eksikliğine bağlı megaloblastik aneminin bazı kan bulgularını düzeltebilir. Böylece kişi “Kan değerlerim düzeldi, demek ki problem çözüldü” diye düşünebilir.

Fakat altta yatan B12 eksikliği devam ediyor olabilir.

Buradaki tehlike folik asidin doğrudan B12'yi yok etmesi değildir. Daha çok, B12 eksikliğinin fark edilmesini geciktirebilecek bir tablo ortaya çıkabilmesidir.

Bu nedenle özellikle uzun süre yüksek doz folik asit kullanılması söz konusuysa B12 durumu göz ardı edilmemelidir.

Forumun klasik sorusu burada gelsin:

“Kan tahlilim düzeldiyse gerçekten her şey yolunda mı?”

Her zaman değil.

Bir laboratuvar sonucunun normale dönmesi, bütün hikâyenin sona erdiği anlamına gelmeyebilir.

Mide-Bağırsak Şikâyetleri ve Diğer Olası Etkiler

Folik asit takviyeleri bazı kişilerde mide bulantısı, karında rahatsızlık, gaz veya iştah değişiklikleri gibi sindirim sistemi şikâyetlerine neden olabilir. Bu etkiler herkesin başına gelecek diye bir kural yoktur ve çoğu zaman ciddi bir tablo oluşturmaz.

Ancak takviyeyi kullanmaya başladıktan sonra belirgin bir rahatsızlık ortaya çıkıyorsa “Vitamin sonuçta, biraz daha dayanayım” yaklaşımı pek stratejik sayılmaz.

Özellikle aynı anda birden fazla multivitamin, B kompleks ürünü veya ayrı folik asit takviyesi kullanılıyorsa toplam miktarı hesaplamak gerekir.

Çünkü bazen sorun tek bir ürün değildir.

Kişi sabah multivitaminini alır, öğlen “enerji vitamini” içeren başka bir takviyeye yönelir, akşam da “folik asit iyiymiş” diyerek ayrı bir tablet kullanır.

Sonra mutfak dolabında küçük çaplı bir eczane oluşur.

İşte bu nedenle kullanılan ürünlerin etiketlerine bakmak ve aynı vitaminin farklı ürünlerden tekrar tekrar alınmadığından emin olmak önemlidir.

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı, Kadınların Empati Gücü: Vitamin Konusunda Ortak Akıl

Forumlarda sağlık tartışmalarında sık görülen bir durum var. Bir kullanıcı hemen tablo çıkarıyor:

“Günlük doz şu, üst sınır bu, kan testi şu tarihte yapılacak.”

Başka biri ise şöyle cevap veriyor:

“Peki bunu kullanırken kendini nasıl hissediyorsun? Doktor neden önermişti?”

Bu iki yaklaşım aslında birbirinin rakibi değil.

Bir kişinin sağlık konusunda sistematik hareket etmesi son derece faydalıdır. Dozu, kullanım süresini, diğer ilaçları ve laboratuvar sonuçlarını takip etmek gerçekten işe yarar.

Aynı zamanda kişinin kaygısını, gebelik planını, geçmiş deneyimlerini veya “Acaba bebeğim için yeterli mi?” gibi duygusal sorularını ciddiye almak da önemlidir.

Bunu kadın-erkek kalıplarına sıkıştırmak yerine farklı insanların farklı problem çözme biçimleri olarak düşünmek daha doğru olur.

Örneğin Ahmet bütün takviyelerini telefondaki uygulamaya kaydedebilir. Zeynep ise doktoruyla görüşmeden önce “Bu ilacı kullanırken ne hissettim?” diye not alabilir. Mehmet ailede B12 eksikliği öyküsünü araştırabilir. Elif ise hamilelik planını doktoruyla açıkça konuşabilir.

Bir başka kişi hiçbir tablo kullanmadan sadece doktorunun önerisini takip edebilir.

Hepsi geçerli davranış biçimleri.

Asıl strateji, bilgiyi doğru kullanmak.

Yüksek Doz Folik Asit Her Zaman Kötü Müdür? Hayır

Burada çok önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekiyor.

“Yüksek doz folik asit zararlıdır” demek tek başına doğru ve yeterli bir ifade değildir.
 
Üst