Asimetrik denge ne demektir ?

Zirve

New member
Asimetrik Denge: Bir İlişkinin Hassas Dengesindeki İki Farklı Yaklaşım

Forumdaşlarım,

Bugün sizlerle, hayatın ve ilişkilerin bazen bir okyanusta yol almak gibi olduğu, karmaşık ama bir o kadar da derin bir konuyu paylaşmak istiyorum. Asimetrik denge… Belki de çoğunuz daha önce duymadınız bu terimi, ama eminim hepiniz yaşamınızda bir şekilde bu dengeyi hissettiniz.

Bir ilişki, iki farklı dünyanın kesişim noktasında bulunur; bir tarafta erkekler, diğer tarafta kadınlar... Her biri kendi bakış açısıyla dünyayı yorumlar. Bu farklılıkları anlamak, dengeyi korumak için önemli bir anahtardır.

Hadi, sizi bir hikâyeye davet edeyim. Bu hikâye, bir erkeğin ve bir kadının dünyasını buluşturacak. Bu hikâyeyi okuduktan sonra, belki siz de kendinizi, çevrenizi ya da ilişkinizi daha net bir şekilde görebileceksiniz.

Erkek: Strateji ve Çözüm Odaklılık

Efe, sabah güneşinin ilk ışıklarıyla birlikte uyandı. Gözlerini açtığında, aklında hala geçen gecenin sorusu vardı: “Bir çözüm bulmam gerek.” Çünkü o, her problemin bir çözümü olduğuna inanıyordu. O an ne kadar mutlu ya da üzgün olduğunu çok düşünmeden, direkt olarak çözüm arayışına geçti.

Birkaç gün önce, sevgilisi Deniz ile bir tartışma yaşamışlardı. Farklı bir bakış açısına sahip oldukları için, birbirlerine hitap ediş şekilleri de çok farklıydı. Efe, her zaman ilişkilerinde mantıklı bir yaklaşım sergileyen, sorunları çözmeye çalışan biriydi. Eğer bir problem varsa, çözmek için adımlar atmalıydı. Aksi takdirde, bu çözülmeyen sorunlar, zamanla büyür ve daha da karmaşık hale gelirdi. Deniz ile tartışmalarının ardından, ilk iş olarak telefonunu alıp, gün boyunca görüşmek için bir plan yaptı. Ona, çözüm odaklı yaklaşacağını belirten bir mesaj yazdı: “Birlikte konuşarak bu işi halledebiliriz.”

Efe’nin düşündüğü buydu: İlişkiler, her iki tarafın da stratejik düşünerek bir çözüme ulaşması gereken bir alan olmalıydı. Bu yüzden duygusal girizgâhlarla vakit kaybetmek yerine, zaman kaybetmeden konuya dair bir çözüm önerisi sunmalıydı.

Kadın: Empati ve İlişkisel Duygusallık

Deniz, Efe’nin mesajını okuduğunda bir anda kafası karıştı. Birkaç saniye boyunca telefonunu elinde tuttu ve gözleri uzaklara daldı. O an, tüm yaşadıkları tekrar zihninde canlandı. Efe’nin çözüm odaklı yaklaşımı, onu her zaman etkilemişti. Ama bu sefer, ona karşı içinde farklı bir his vardı. Aslında ne Efe’nin önerdiği çözümle, ne de her şeyin hemen düzelmesiyle ilgileniyordu. Şu an ona ihtiyaç duyduğu şey, sadece anlayıştı.

Deniz, Efe’yi sevdiğini çok iyi biliyordu. Ama sevgisinin yanı sıra, birbirlerini ne kadar farklı anlayıp, farklı düşündüklerini de her geçen gün daha net fark ediyordu. Efe bir problemi çözmek isterken, Deniz her zaman önce duygusal bir bağ kurmaya çalışıyordu. Sorunun temeline inmek, nedenlerini anlamak, önce birbirlerini dinlemek… Bunlar Deniz’in öncelikleri olmuştu.

Bazen sorunları çözmeye çalışmanın, onları büyütmekten başka bir işe yaramadığını düşünüyordu. Empati, sadece çözüm önerileri sunmakla değil, duyguların bir şekilde kabul edilmesiyle ilgiliydi. Efe’ye bir mesaj yazdı: “Bu konuda seninle konuşmak istiyorum, ama önce bir süre sadece hissettiklerimizi paylaşalım.”

Deniz için mesele, sadece stratejiyle çözülmeyecek kadar derindi. Her şeyin hemen çözülmesini istemiyordu; bazen sorunların, ilişkilerin dokusuna işlemesine izin vermek gerektiğine inanıyordu.

Asimetrik Denge: Farklılıkların Birleşimi

Bir akşam, Efe ve Deniz, sonunda yüz yüze geldiler. Deniz, ilk başta hislerini paylaştı, Efe ise çözüm önerilerini sıraladı. Başlangıçta, ikisi de kendi bakış açılarını savundular. Efe’nin yaklaşımı doğrudan bir çözüm bulmaya yönelikken, Deniz daha fazla dinlenmek, anlaşıldığını hissetmek istiyordu.

Ama zamanla, bu iki farklı yaklaşım birbirini tamamlamaya başladı. Efe, sorunları sadece çözüm odaklı ele almak yerine, Deniz’in hislerini de daha fazla anlamaya başladı. Deniz ise, başlangıçta çok duygusal bakarak çözüm üretmekten kaçınırken, Efe’nin pratik yaklaşımının da doğru olduğunu fark etti. Birlikte, hem duygusal hem de mantıklı bir çözüm buldular. Efe, çözüm önerisini sundu, Deniz ise duygularını ifade etme fırsatı buldu. Ve ikisi de birbirlerini, farklılıklarının gücüyle kabul ederek bir dengeye ulaştılar.

İşte asimetrik denge buydu. Erkekler ve kadınlar farklı biçimlerde sorunlarla karşılaşır, farklı yollarla çözümler üretirler. Ama bu farklılık, birbirlerini daha iyi anlamalarına, daha sağlıklı ve derin bir ilişki kurmalarına olanak tanır. Zıtlıklar, bazen birleştirici bir güce dönüşebilir.

Bir İlişkide Asimetrik Dengeyi Nasıl Korumalıyız?

Sevgili forumdaşlar, sizce de ilişkilerdeki bu dengeyi korumak o kadar da kolay değil, değil mi? Erkeklerin çözüm odaklı, stratejik yaklaşımı ile kadınların empatik ve ilişkisel bakış açıları bir araya geldiğinde, bazen ortaya çıkan çatışmalar, aslında daha sağlıklı bir bağ kurma fırsatı olabilir. Birbirimizi anlamak, dinlemek ve kabul etmek – belki de bu asimetrik dengeyi korumanın en önemli yolu.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Farklı bakış açıları arasındaki bu dengeyi nasıl sağlıyorsunuz? İlişkilerdeki asimetrik dengenin farkına vardığınızda, değişen bir şeyler oldu mu? Yorumlarınızı merakla bekliyorum!

Sevgiyle.